Bağış yaparken dikkat!

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Göksel Altınışık Ergur, korona virüse karşı yapılan plazma tedavisi konusunda uyarılarda bulunarak, “Sosyal medyadan plazma bağışı daveti sistemin işleyişinde sakıncalar doğurmakta. Kötü niyetli kişilerin gönüllülükle gerçekleşmesi gereken ve aynı süreçten geçtiği için iyileştiğinde bir başka hastaya yarar sağlama isteğini içtenlikle duyan kişiler üzerinden kazanç kapısı oluşturma riski taşımaktadır” dedi.  

Bağış yaparken dikkat!

PAÜ Hastaneleri Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Göksel Altınışık Ergur, ‘immun plazma’ tedavisi ile birçok hastanın iyileştiğini ve taburcu edilmeye başlandığını kaydetti. Yaygın olarak Covıd-19 adıyla bilinen hastalığın yaklaşık 1,5 aydır dünyayı etkisi altına aldığını belirten Ergur, bütün kentlerde olduğu gibi PAÜ Hastaneleri olarak bu süreçte yoğun bir mücadele içinde olduklarını kaydetti. Virüsün ilk kez karşılaşılan bir virüs olduğundan ve bu yüzden virüs konusunda çok az bilginin olduğunu anımsatan Ergur, “Halen de sınırlı bilgi ile bu savaşı sürdürüyoruz. En mutlu olduğumuz kısmı, birçok hastamızda iyileşme ve ardından taburculuk anlarını yaşamamız. İlk basamak tedaviyi verdiğimiz hastalarımızda yüz güldürücü sonuçlar alabiliyoruz. Yetmediği zaman, sonraki basamaklardaki ilaçlara belli sırada ve hastanın genel durumu, bulguları, laboratuvar testleri ile hekimin karar vermesi söz konusudur. Her ne kadar kesin etkili bir ilaç bulunamamış olsa da bu salgın sırasında çeşitli ülkelerde kullanılan ve etkili olabileceği düşünülen ilaçların birçoğu ülkemizde de erişilebilir durumdadır” dedi.

“PLAZMA TEDAVİSİ HASTANEDE BÜYÜK BİR TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLÜYOR”

Hastanede plazma tedavisinin büyük bir titizlikle yürütüldüğünü aktaran Ergur, açıklamasını şöyle sürdürdü, “Daha önce hastalığı geçirmiş ve kanında virüse karşı savunmayı sağlayacak nitelikte antikor adı verilen maddeleri oluşmuş kişilerden elde edilen plazmalar, hastalıkla mücadelesi süren, durumu ağırlaşma eğilimi gösteren hastalarımıza uygulanmaya başlandı. Bu konuda Sağlık Bakanlığı bir rehber yayınladı ve plazma bağışını düzenleme, elde edilen plazmaların talep eden sağlık kuruluşlarına ulaştırılması işlevini Kızılay kurumuna verdi. Öte yandan plazma elde etme sertifikası olan kan merkezleri de yine Kızılay’a kayıt yaptırarak kendi kurumlarındaki hastalar için plazma bağışı kabul edebilmesine olanak tanıdı.”

“SOSYAL MEDYADAN PLAZMA BAĞIŞI ÇAĞRISINA DİKKAT”

Ergur, plazma tedavisi konusunda özellikle sosyal medyadan yapılan bağışçı çağrısına dikkat çekerek, bu tür davetlerin sürece zarar verebileceğini ifade etti. Bu tür girişimlerin kötü niyetli kişiler tarafından kazanç kapısına dönüştürülebileceğini dile getiren Ergur, “Sosyal medyada plazma bağışı çağrısı, hastalığı geçirmiş kişilere bireysel olarak ulaşarak onları plazma bağışına davet etmek bu sistemin işleyişinde sakıncalar doğurmakta. Kötü niyetli kişilerin gönüllülükle gerçekleşmesi gereken ve aynı süreçten geçtiği için iyileştiğinde bir başka hastaya yarar sağlama isteğini içtenlikle duyan kişiler üzerinden kazanç kapısı oluşturma riski taşımaktadır. İmmun plazma tedavisi düşük de olsa bazı riskler taşıdığından, ancak hastayı izleyen hekim tarafından gerekli görüldüğü hasta ve yakınlarının bilgilendirilerek onay verdiği durumlarda ve yine hekim tarafından yarar beklentisi olan hasta için temininin hastanelerin kan merkezleri aracılığıyla yapılması önemlidir. İmmun plazma tedavisi, daha önceki virüs salgınlarında kullanılmış ve yarar sağlamış olduğundan şimdi Covid-19 adıyla bilinen hastalığın etkeni olan virüse karşı da kullanımı önerilmiştir. Konuyla ilgili az sayıda çalışma, az sayıda hasta üzerinde bu tedavinin uygulanmasının yararlı sonuçlarından söz etmektedir” diye konuştu.

“PLAZMA BAĞIŞÇISI OLABİLMEK İÇİN DE ALICIYI RİSKE SOKMAMAK ADINA BAZI KRİTERLER VARDIR”

Plazma tedavisinin ve bağış konusunda bazı kriterlerin olduğunu anımsatan Ergur, açıklamalarını şöyle tamamladı, “Aynı şekilde plazma bağışçısı olabilmek için de alıcıyı riske sokmamak adına bazı kriterler tanımlanmıştır. Bunlara uyulması, tedavi umuduyla uygulanan bir yöntemin istenmeyen sonuçlar doğurmasını önleyecektir. Denizli özelinde de Kızılay aracılığıyla iyileşen hastalarımızın bir listesi üzerinden immun plazma bağışı için davetler yapılmaktadır. Bir bağışçı 3 hafta üst üste bağış yapabilmektedir. Bağışlanan immun plazmalar ülke genelinde bu tedaviyi bekleyen hastalara ulaştırılmaktadır.”

Erol Uçkan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER