SINAV KAYGISI

Ülkemizde toplumun büyük bir bölümünü ilgilendiren bir olgudur sınav kaygısı.Her yıl milyonlarca öğrencinin ve ailenin bu süreçten etkilendiğini göz önünde bulundurursak durumun ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlarız.

Peki ne menem bir şeydir bu sınav kaygısı?Neden olur?Önce öğrenmenin ne olduğunu kısaca tanımlayalım;Öğrenme soyut bir olay ya da durum değildir.Öğrenme,beyindeki sinir hücreleri arasında kurulan protein zincirleriyle meydana gelir.Sinir hücreleri,sahip oldukları özellikler gereği kas hücresinden farklıdır.Birçok ayrılığın yanı sıra bilimsel adı 'cevapsızlık süresi'olan bu farktan ötürü,koşan bir atletin veya ağır yük taşıyan birinin kaslarında meydana gelen yorulmaya benzer bir yorgunluğun ''çok çalışmak''sonucu beyinde meydana gelmesi söz konusu değildir.Yani öğrenme yoluyla beynin dolması veya yorulması mümkün değildir.Peki öğrenme sırasında öğrencinin hissettiği yorgunluk ne olacak?Yorgunluk olur tabi ki.Ancak bu yorgunluk,ya bedeni belirli bir biçimde tutmaktan kaynaklanan kas yorgunluğudur,ya da başka bir şey yapmak isteğinden kaynaklanan duygusal yorgunluktur.Yoksa öğrenme sırasında meydana gelen olayların hiçbiri yorgunluk yapmaz.Veya daha açık ve net bir ifadeyle,öğrenme sırasında beyinde meydana gelen yorgunluğu atmak için sadece derin bir nefes almak yeterli gelir.

Peki öğrenciler sınav korkusunu neden yaşarlar?Gerçekte sağlıklılığın korunması ve aşama yapılabilmesi için belirli bir düzeyi aşmayan stres vericilere ihtiyaç vardır.Yani hedefe ilerleyebilmek için stres belirli bir düzeyde gereklidir.Yoksa eskilerin dediği 'galesiz adam'moduna girilmiş olur ki bu da hedefe ulaşmayı güçleştirir.Ancak bu düzeyin kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini unutmamak gerekir.

Kaygı,temelde kişiye rahatsızlık veren olayın kendisinden değil,olayın kişi için taşıdığı anlamdan kaynaklanır.Yani kişinin o olaya ne anlam verdiği ile ilgilidir.Birçok öğrenci sınavla birlikte,kendi kişiliğinin ve varlığının değerlendirildiğini düşünür.Böyle bir değerlendirmenin doğurduğu KAYGI ile,beden kimyasında meydana gelen değişiklikler,beyinde öğrenme için gerekli olan protein zincirlerinin oluşumunu engeller.Daha açık bir ifadeyle, kaygı 'akıl yürütme ve soyut düşünme' yönündeki zihinsel faaliyeti bozar.Bu sebepledir ki yüksek sınav kaygısı,öğrenci başarısızlığına yol açan en önemli faktörlerdendir.

Bu kaygıyı kontrol edebilen yani kaygıyla başetme becerileri gelişmiş olan öğrencilerin kaygının olumsuz sonuçlarından çok az etkilenecekleri aşikardır.Öğrencilerimiz nelere dikkat etmeli?Biraz da bunlara bakalım;

– Sınavın sonucuna değil sürece odaklanın
– Sınav ve sonuçlarını düşünmek zihinsel enerjinizi ve zamanınızı boşa harcamanıza ve sınav stresi yaşamanıza neden olur. Günlük çalışma planları yapın, nasıl ilerlediğinize kendinizde şaşıracaksınız.
– Olumsuz düşüncelerden uzak durun
– Daima olumlu düşünmeye özen gösterin. Karamsar ve negatif düşüncelerle değerli vaktinizi boşa harcamayın. Hiç kimse sınava tüm bilgileri tam olarak bilerek giremez. Mutlaka bilgilerin bir kısmı unutulacaktır, önemli olan bunu en aza indirgemektir. Zihinsel enerjinizi yeni bilgileri öğrenmek ve eski bilgilerinizi tekrar etmek için kullanın.
– Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın
– Herkesin öğrenme ve çalışma stili farklıdır. Sizin bir deneme sınavında başarılı olamamanız, bir sonrakinde de başarısız olacağınız anlamına gelmez. Başkalarının ne yaptığını düşünmek yerine eksikliklerinizi tamamlamaya çalışmanız daha faydalı olacaktır.
– Planlı hareket edin, doğru ve etkili ders çalışın
– Ders çalışırken kısa dönemli planlar yapmanız çok önemlidir. Tamamlanan her hedef kendinizi daha iyi hissetmenizi ve bir sonraki adımı atmak için daha hevesli olmanızı sağlayacaktır.
– Anlamadan, ezberleyerek çalışmak da bilgilerin çabuk unutulmasına sebep olacak, yorum yapma yeteneğinizi zayıflatacaktır. Anlamadığınız kısımları, çok basit bir şey bile olsa öğretenlerinize sormaktan çekinmeyin.
– Kendinizi iyi tanıyın, en iyi ne şekilde öğrendiğinizi tespit edin.
– Ve mutlaka dinlenmeye zaman ayırın. Önemli olan çok çalışmak değil, etkili çalışmaktır.
– Motivasyonunuzu yüksek tutun
– Kendinize güveninizi hiçbir zaman kaybetmeyin. Küçük de olsa eski başarılarınızı sık sık hatırlayın.
– Ailenizden ve öğretmenlerinizden destek istemekten çekinmeyin
– Moraliniz bozulduğunda, belli bir konuyu öğrenmekte zorluk çektiğinizde, çalışma programınızı oluşturmakta güçlük çektiğinizde yardım istemekten çekinmeyin. Unutmayın her başarılı sporcunun onu başarıya götüren bir antrenörü vardır. Bazen dışardan kendi göremediğimiz bazı eksiklerimizin bize söylenmesi çok faydalı olmaktadır.
– Beslenmenize dikkat edin
– Bol bol sebze ve meyve tüketin. Fazla yağlı ve ağır yemekler yemeyin. Kafein içeren içecekleri çok fazla alırsanız, sinirlilik ve çarpıntı yapacaktır.

Çocuğunuzun sınavlarda gerçek performansını göstermesi ve sınav kaygısı-sınav stresini doğru yönetebilmesi konusunda uzman desteği için merkezimizden randevu alabilirsiniz. Çocuğunuzun sınav kaygısından uzak bir şekilde yanıtlayacağı sınav soruları, evladınızın diğer öğrencilerden bir adım önde olmasına destek olacaktır.

Tüm öğrencilere başarılar diliyorum...

YORUM EKLE