MUTLU EVLİLİK HAYAL Mİ?

Günümüzde giderek artan boşanmaları gördükçe evliliğe karşı olan olumsuz tutumlarda artmaya başladı.Özellikle gençlerde evlilik mümkün olduğunca uzak durulması gereken bir olgu halini aldı.Evlilik eşittir mutsuzluktur gibi bir önerme genel kabul görmeye başladı.Ben evliliğe inananlardanım.Tabi ki nerdeyse 17 yılı bitirmek üzere olan bir evliliğin parçası olunca bunun tersini söylemem de ne mümkün:)Şaka bir yana evlilik karşılıklı içilen bir sabah kahvesinden,akşam aynı yatağı paylaşmaya kadar her konuda,yaşamın en güzel armağanlarının kapılarını ardına kadar açar.Tutarlı ve sağlam bir toplumun yapı taşlarından biridir evlilik.Hukuksal anlamda karşılıklı rızayla yapılmış bir ortaklık sözleşmesidir. Duygusal anlamda ise,yaşamlarımızı yan yana,el ele ve karşılıklı sevgiyle bir arada geçirmek için kendinizi eşinize adamanızdır.

Evlenmeye karar verdiğinizde,evinizi geçindirmek,çocuk sahibi olmak,cinsellik,hobileriniz,birbirinize destek olmak,düş kırıklıklarını hazmetmek,kazanılan zaferleri kutlamak,iyi günde kötü günde bir olmak,kısacası hayatımızın müziğini birlikte bestelemek konusunda bir güç birliği oluşturmak için birbirinize söz vermişiniz demektir.

H.Heine:''Evlilik hiçbir pusulanın işlemediği derin bir okyanustur'',dese de evlilikte mutlu olmanın bir yolu yordamı,formülü vardır.Herkesin kendi rotası ve pusulası mutlaka olmalıdır bu derin okyanusta kaybolmamak için.

Çiftlerin birlikte yaşama konusunda başarılı  ya da başarısız olmalarının ana nedeni kullandıkları SÖZCÜKLERDİR.Birbirimizle konuşmak,yaşadığımız deneyimleri karşımızdaki insanla paylaşmak istediğimizin,karşımızdaki insana değer verdiğimizin ve onun bizim için ne kadar değerli olduğunun göstergesidir.Sesinizin tonu ve kullandığınız sözcükler birbirinize karşı tutumunuzu belirler.Konuşarak kurulan bağ,aynı cinsel bağ gibi,ilişkinizi tanımlar ve bu ilişkinin güçlenmesini sağlar.

Karşılıklı konuşmalarımız,güven ve sevgi dolu ise ve bu konuşmalardan doyum sağlıyorsak,ilişkiniz iyi bir ilişkidir.Evet formül bu kadar basit:)Eğer karşılıklı konuşmalarımızda taraflardan biri baskın ve konuşmalar sürekli gergin,kaba ya da yaralayıcı ise,ilişki güvensiz ve tatsızdır.Yani kötü bir ilişkidir..

Düşüncelerin ve duyguların özgürce ve açık bir şekilde ifade edilmesi,sağlıklı bir evliliğin en önemli göstergesidir.Kafamızdan,kalbimizden geçenleri eşimize aktarım biçimimiz bizim ortak mı yoksa düşman mı olduğumuzu ortaya koyar.İletişim becerilerimizi geliştirmek bile başlı başına bir evliliği kurtarmak,mutlu ve huzurlu sularda birlikte yol almak için çok önemlidir.

Cahit Zarifoğlu üstadın da dediği gibi ''Kalbinizi ve sesinizi yumuşatın''ki ilişkinizde güzelleşsin,çiçek açsın.Sözcükleri nasıl seçtiğiniz,nasıl kullandığınız eşinizin size karşı olan tutum ve davranışlarını da direk olarak etkiler.

Çift kafasını karıştıran, kendilerini üzen konuları, ihtiyaçlarını, isteklerini, duygularını ve sınırlarını dürüstçe ve açık olarak ifade etmeli, doğruları ilişkilerini zedelemeyecek biçimde söylemeye dikkat etmelidir. Konuşurken göz teması sürdürülmeli, dinlerken başka bir şeyle meşgul olunmamalı, duyguların açığa çıkmasına özen gösterilmeli, vücut dili gözlemlenmeli ve konuşanın sözü kesilmemelidir. Nitelikli sohbet yalnızca anlayarak dinlemeyi değil, aynı zamanda kendini açıklamayı da gerektirir.Özetle baş başa,göz göze,el ele sohbet etmeyi alışkanlık haline getirmelidir.Ya hocam nerede o vakit diyenleri duyar gibiyim.Her akşam yarım saat birbirimize ayıracak vakit bulamıyorsak o zaman zaten buyrun cenaze namazına..Neydi Kadir abiyle,Türkan ablanın filminde söylenen o müthiş replik;SEVGİ EMEK İSTER...

Evlilik hayatı çifti birçok zorlukla imtihan eder. Ancak bu imtihanda başarılı olanlar mutlu olabilirler. Kaliteli, aklı başında, yiğit, dürüst, samimi çiftler zorluklardan asla etkilenmezler, her zaman sadakatlerini devam ettirirler. Sadık ve vefalı çift başlarına her ne gelirse gelsin, hep aşkla “BİZ” der.  Gerçek vefa ve sadakat budur. Sağlıklı ve mutlu bir ilişkinin temeli sadakate dayanır. Çift bazen birbirine yakınlaşmaktan korkar ve uzaklaşmak ister, bu normal ve olağan bir durumdur, ancak sadakat sayesinde birbirlerine bağlı kalabilirler. Sadakat, bağımlılık değildir, bağlılıktır, sorumluluk almaktır, korkuları kontrol etmektir ve duygusal olarak hazır olmaktır. Çünkü çift evlenirken birbirine söz verir.  Nikâh memurları; “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta birbirinizi seveceğinize, koruyacağınıza söz veriyor musunuz?” diye sorar ve çift de sıra ile “Evet!” der. Ahde vefa, verilen sözde durmak, yapılan anlaşmaya sadık kalmaktır. İnsanın önemli karakterlerinden biri de vefalı oluşu ve yapılan sözleşmeye riayet etmesidir.  Bu nedenle çift güven ortamına zarar verecek, birbirlerine karşı olan itimatlarını sarsacak davranışlardan, verdikleri sözleri yerine getirmemekten ve yaptıkları sözleşmeleri bozmaktan uzak durmalıdır. Sözünde durmamak ahde vefasızlıktır..

Özetle şunu söyleyebilirim,MUTLU OLMAK isteyenler şunları yaparlar;suçlamazlar,aşağılamazlar,eleştirmezler,savaşmazlar,sürekli haklı olma çabasına girip mutluluktan uzaklaşmazlar.Güzele,iyiye,hoşa odaklanırlar.Her şeyde bir güzellik ararlar ve de bulurlar.Olumsuzlukları sevdiklerinden bilmezler,kendi sorumluluklarını alırlar ve ona göre davranırlar.Sevdiklerinin karşısında değil yanında olurlar.Duygularına sahip çıkarlar.Sevgilerini dokunarak,sarılarak,öperek gösterirler.Susup beklemezler.Eylemleriyle,seçimleriyle ve güzel sözleriyle konuşurlar.Ve şunu da eklemeden geçemiyeceğim, evlilikte duygular çok ama çok önemli olsa da evlilik esasen akılla hareket etme,beynimizi kalbimizden bir adımcık önde tutma sanatıdır..

Tüm evlilere ve yeni evlenecek olanlara mutluluklar diliyorum..Bir yastıkta huzurla kocayın e mi...

YORUM EKLE

banner168