“Denizli’nin suyunu içersen gidemezsin demişlerdi”

Farklı tarzı ve yorumuyla büyük beğeni toplayan genç şarkıcı Eylül Yücel bilinmeyenlerini ve merak edilen yönlerini tüm samimiyetiyle Yüzhaber.com’a anlattı. Genç şarkıcı ile Denizli’yi, yaşama sebebim dediği müzik tutkusunu  ve aşk hayatını konuştuk.


İşte o keyifli röportaj;

Eylül Yücel Kimdir? Klasik olacak ama kısaca kendinizden bahseder misiniz?
20 Ağustos 1980 ihtilal çocuğuyum. 6 çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldim. İlk ve ortaokul eğitimimi memleketim Çorum’da tamamladım. Ayrıca ortaokulu imam hatip olarak okudum. Daha sonra Ankara’da bir liseye başladım. Okulum sabahtan olduğu için öğleden sonraları da eczanede kalfa olarak çalışıyordum. O yıllarda lise de kredili sistem vardı. Bu nedenle liseyi 2,5 yılda bitirdim. İş okul derken zaman akıp geçiyordu. Kısaca Eylül hanımın hayatı bu kadar …

Müzik yolculuğuna nasıl başladınız? 
Çok küçük yaşlarda saç fırçası ile Sezen Aksu taklidi yaparak başladım. Merdiven basamağını sahne yapıyordum, ablam da şarkı bitiminde beni alkışlıyordu dolayısıyla ilk seyircimde ablam oldu:)

Daha sonrasında ise ablam beni ilkokul ikinci sınıfa giderken okulun korosuna yazdırdı. Okul müsamerelerinde 5. sınıfa kadar okulun korosunu yürüttüm. Okulun kapandığı dönemlerde öğretmenimle birlikte sınıf sınıf gezer arkadaşlarıma şarkı söylerdim. Bu sayede müziğe olan tutkum her geçen gün daha da arttı. Lise döneminde Ankara’ya taşındık. O yıl liselerarasında düzenlenen müzik yarışmasını kazanarak okulumu Ankara’da birinci yaptım. İlk profesyonel sahne deneyimim burada oldu. Birincilik getiren ve bana kapıları açan Muazzez Ersoy’un “Seven Olmaz Ki” şarkısıydı. Bu birincilikten sonra teklifler gelmeye başladı. İçlerinde en cazip geleni kabul ettim. Bu arada sabah okul, öğleden sonra eczane akşamları da sahneye çıkıyordum. O zamanlar Gençlik Parkı içinde bulunan çay bahçesinde müzik yapılırdı. O zamanlar çok önemli bir kültürdü. Metin Şentürk ile aynı kadroda yer alıyordum. Bir süre böyle devam etti. Bu arada da üniversiteye başladım. Müzik, eczane, okul arasında zorlandığım için profesyonel anlamda müzik yapma kararı aldım. Ve bu yönde çalışarak

Türkiye’nin birçok ilinde profesyonel anlamda sahneye çıktım. Küçük yaşta başlayan müzik tutkum artık mesleğim olmuştu.

-Bu işin eğitimini aldınız mı? Yoksa alaylı mısınız?
 Sahnede kendimi yetiştirdim. Daha sonra Ankara Belediye Konservatuarı’nda solfej –şan eğitimi aldım. Fakat genele bakarsak alaylıyım.

-Albüm çalışmanız olacak mı?
Profesyonel anlamda bir albüm çalışmasına 2005 yılında girdim fakat yarım kaldı. Sponsorum ile albüm yapan firmam anlaşamadığı için çıkmadı. Benim için müzik yaşamımdaki ilk hayal kırıklığım oldu. Daha sonra ise 2013 yılında dikkat çekmek için profesyonel olmayan ‘Erkeğim’ adlı bir klip çektim. Sosyal platformda beklediğimden daha çok ilgi gördü. O kadar çok sevildi ki hala sahnede benden en çok istenen parçalardan biri oldu.

Önümüzdeki Temmuz –Ağustos gibi 3 şarkıdan oluşan bir single çıkaracağım Ekim gibi piyasada olacak. Sözü müziği bana ait bir parça yer alacak. Diğer iki şarkıyı hala arıyorum.

 -Müzik anlamında idolünüz olan bir sanatçı var mı?
Sezen Aksu idolümdür. Müziği sevme sebebimdir. Saç fırçaları, ütü kabloları ile az taklidini yapmadım:)

-Bir Ankaralı olarak İstanbul gibi metropol şehirlerde değil de Denizli’de müzik yapıyorsunuz? Denizli’nin sizin için önemli bir anlamı var mı?

Denizli yaşamıma tesadüf girdi. Aslında buraya bir iki aylığına gelmiştim. Denizli beni ben Denizli’yi sevdim. Bana ilk geldiğimde ‘Suyunu içersen gidemezsin demişlerdi’ doğruymuş. 2012’den itibaren buradayım. Tabi ara ara Ankara ve diğer illerde sahneye çıkıyorum.Fakat yine geri dönüyorum.Metropol şehirlerden sıkılmıştım.Emekli olunca Ege’de sahil kasabasında yaşamak istiyordum.Hayalimi gerçekleştirmek için burası da uygun.Denizli halkı da sevip sahiplenince burada kaldım.

-Bayan hayranlarınız çok fazla bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Hanımlara enerjimi ve samimiyetimi veriyorum. Ayrıca ilginçtir ki çok farklı bir hayran kitlem var. 4 yaşında da 70 yaşında da hayranım var.

-Hiç bu işi yapmasaydım dediğiniz zamanlar oldu mu?
Elbette canımın sıkıldığı çok zamanlar oldu. Çünkü çok stresli bir iş yapıyorum. Fakat hiçbir zaman bu işi yapmasaydım demedim. Yeniden dünyaya gelsem yine şarkıcı olurdum.

-Bugüne kadar size sordular mı bilmiyorum ama ben hayallerinizi çok merak ediyorum. Hayalleriniz neler?
Hayalim yok dediğim de kimse inanmıyor. Ben hayal kurmak yerine hedef koyarım ve onu gerçekleştiririm. Şükürler olsun ben istediğim her şeye ulaştım.

-Sahneye çıkmadan önce özel bir şey yapıyor musunuz?
Felak ve Nas surelerini okumadan sahneye çıkmam. Mutlaka duamı eder çıkarım.

-Bir gününüz nasıl geçiyor?
Kaçta uyursam uyuyayım mutlaka her sabah 10.00 uyanırım. Kahvaltımı yapar, sporumu yaparım. Sonrasında kuaföre gider sahne hazırlığımı yaparım. Günlerim bu şekilde geçiyor. Haftada 3-4 gün sahne alıyorum olmadığı günlerde de eş dostla vakit geçiriyorum.

-Özel hayatınızdan da bahsedelim mi biraz?
Soruyu kaçamak cevap veren Eylül hanım söze ‘Olmayan bir şeye girilir mi diyerek’:) başladı.

“Uzun süredir aşk yok hayatımda. Oysa aşk dünyanın en güzel şeyi…”

Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?
Benim hayatta hayallerim olmadı, hep hedeflerim oldu. Onlardan vazgeçmedim ve gerçekleştirdim. Gençlerde hayatta kendileri için mücadele etsinler. Asla vazgeçmesinler. Birilerini örnek alıp onların hayatlarını değil kendi yaşamlarına kendileri yön versinler.

RAZİYE SARI


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.