CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ 


Ahmet Kırboğa

Ahmet Kırboğa

Okunma 08 Ekim 2018, 12:45

Suudi Arabistan’ın İstanbul konsolosluğunda katledilen gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı Ebu Gureybin vahşiliği ile aynıdır. Deaşın uyguladığı infaz yöntemiyle aynıdır. İkisi de vahşi, ikisi de dinsiz birer zihniyettir. 

Bu cinayetin altında da BAE ve İsrail ajanlarının imzaları var. Muhammed bin zaid, kral selmanın patronudur. ABD ve İsrail de zaidin efendileridir. 

Eğer iddialar doğrusya, eğer öldürülme şekli söylendiği gibiyse bir Devletin bir çete gibi, bir terör örgütü gibi hareket ettiği gerçeğini ortaya koyuyor. Böylelikle Suudi Arabistan kralı Selman’ın,  kendisine veya yönetimine muhalif olan insanları susturma şekli ortaya çıkıyor.

Sadece bu değil. 

Kendisine muhalif olan Din adamlarını ve iş adamlarını da gazeteciler gibi, merhum Kaşıkçı gibi muhalefet seviyesine göre şantaj, işkence yada ölümle sonuçlandırıyor. 

Herkesi susturarak bastırabileceğine inanıyorlar.

Bir kaç gün önce ABD başkanı Trump açıklamasında “kral selman biz olmazsak, o koltukta bir hafta oturtamazsın” demişti. Arkasından  bu Cinayet ortaya çıktı. 

Türkiye, Suudi Arabistan yönetiminin alçak ve hain siyasetine karşı, sırf Arap halkı için sabırlı davranıp bir çok konuda ağır başlı hareket ederek Türk - Arap ilişkilerini sıcak tutmak adına taviz vererek, Amerika’nın ve İngiliz derin Devletinin çıkarmak istediği Türk Arap savaşının önüne geçmek için elinden geleni yapmıştır. 

Amerika bu ilişkileri sabote etmek için bir yandan kral selmanın iplerini dizginlemeye çalışırken, diğer yandan İstanbul’un ortasında bir konsolosluk binasında bir gazetecinin vahşice öldürülmesini deşifre ederek Türk - Arap ilişkilerini çıkmazsa sokmaya çalışıyor. Bir yandan da İstanbul’un güvensiz bir liman olduğunu özellikle Arap düşünürlere karşı bir tehtid yaklaşımıdır.

Bu memleketimizin onuruna ve itibarına karşı yapılmış bir saldırıdır. 

Bu Cinayet, Bölgede Türk - Arap savaşını tetikleyecek bir senaryodur. FETÖ kurgusuyla Düşürülen Rus uçağı ile aynı pravakasyonun kokusudur. 

Suudi konsolosluğunda işlenen cinayet ile Amerika’nın oynadığı oyun, hem coğrafyamızı hem de dünyayı çok tehlikeli bir delhize sürüklüyor. 

İstanbul’un bir istihbarat operasyon merkezine dönüştürüldüğü görüntüsü, bir terör operasyonuyla lekelenmesi, güvenilir şehir ve özgürlükler diyarı olma haline karşı ciddi bir saldırıdır. 

Bu Cinayetin özellikle İstanbul’da işlenmesi, bazı Arap yatırımcılara ve rejim muhalifi olan Arap düşünürlere Türkiye topraklarında yeni operasyonlar yapılacağı anlamına geliyor. 

Bu da cinayetlerin devamının geleceğinin işaretidir.

Bu tam olarak Mossad’ın tarzıdır.

Henüz ortaya çıkmamış, örtülü operasyonların deşifre edilmesi için MİT istihbarat avına çıkmalı.

MİT’in Sınır dışı operasyonları hızlanmalı. Gerekirse MİT’in tecrübe ve sistemine entegre olacak yeni bir istihbarat birimi kurularak, sınırlarımız içinde kadar gelip tetikçilik yapan ajanların ortadan kaldırılması gerekiyor. 

Aksi halde Türkiye’nin sığınılacak bir ülke olmayacağı izlenimi yaratılacak. 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Birilerinin uçaklarla ülkeye suikastçılar gönderip, aydın ve akademisyen sıfatı taşıyan, rejim muhaliflerinin öldürülmesini hazmedecek bir ülke olmamalı.

Suikastçıların içinde İsrailli, Mısırlı, BAE’li ajanlar varmıydı? Bunların acilen açığa kavuşması gerekiyor. 

Kaşıkçı’nın öldürülmesi, bir İsrail, Suud, BAE planlamasıdır. Bunun devamı gelecektir. Bugün Suudi vatandaşlarına karşı işlenen Cinayet, yarın başka ülkelerin vatandaşlarına yada gazetecilerine karşı işlenecek. Filistin lideri Yaser Arafat’ı zehirleyip öldüren ekip Cemal Kaşıkçı suikastını işleyen ekiple aynı ekiptir. Bu işin arkasından da Muhammed Dahlan vardır. Çünkü Dahlan ekibini 15 Temmuz darbe girişiminden 1 yıl önce Türkiye’ye karanlık senaryolar için göndermişti. Her ne kadar Selman’a karşı muhalif olan bir gazeteci öldürülse de, bu işin arkasında Muhammed Bin Zaid vardır. Selman’ın ağa babası odur. İkisinin de ağa babası CIA ve MOSSAD’dır. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sinan mert - 2 hafta önce
çok ilginç bilgiler. daha ilginci ise araştırdım yazdıklarınızı ve sonuna kadar haklısınız galiba.