AYAZIN HESABINI UNUTMADAN KIŞI GEÇİRELİM

Hasta adamdık. Top yekûn saldırdılar. Sakalımızdan başladılar, kolumuzu, kanadımızı kestiler. Öldü diye helvamızı kardılar ama ölmedik. Küllerimizden yeniden doğduk. Sancılar içinde, yokluklar içinde çırpındık ama çatlamış dudaklarımızla “vatan” dedik durduk.

2. dünya savaşı geldi. Savaşa girmedik ama zor günler geçirdik. Yokluktan kırıldık, hastalara ilaç bulamadık, fabrikaya hammadde bulamadık ama yine “vatan” dedik.

Sonra bağımsızlık için yokluk içinde canından vazgeçenlerin torunları, varlık içinde yaşamak için boyunlarına tasma taktırdılar. Tarihlerinden ders almadılar. Dün kolumuzu kanadımızı kesenlerin niyetlerini bilmelerine rağmen vatanlarını sattılar.

Kanla kurulan, canla ayakta tutulan vatanı para karşılığında sattılar. Evet, para karşılığı sattılar.

Efendileri emretti diye darbe yaptılar. Efendileri önlerine kağıt koydu imzaladılar. Efendileri emretti diye yer altı kaynaklarımızı peşkeş çektiler. Yer altındakiler yetmedi yerin üstündekilerinide peşkeş çektiler.

Darbeler yaptılar öldürdüler, ihtilal yaptılar öldürdüler. Solcu, sağcı dediler öldürdüler. Kürt, Türk dediler öldürdüler. Alevi, sünni dediler öldürdüler. Canları sıkıldı öldürdüler.

Başa gelenler çaldı, yanındakiler çaldı, sülalesi çaldı. Ülkeyi talan ettiler, hortumladılar, hüplettiler sonra gümlettiler.

Hepsinin ağzında aynı şarkı vardı. Demokrasi, adalet, insan hakları diyorlardı. Hepsi vatansever, hepsi bu ülke için canını verecek kadar bu ülkeyi seven kişilerdi. Hepsi bu ülkeyi uzaya götürmeye geliyordu. Hiç “ben vatan hainiyim” diyen olmadı. Hainler hep başkasıydı ama kendileri değildi.

Muhalefette olanlar “birazda biz çalalım çekil artık” diyorlardı. Yiyen gidiyor sıradaki geliyordu. Ülkeyi satan gidiyor, kalanını gelen satıyordu.

Geldik bu günlere.

Ben halkın ta kendisiyim. Geleceği çalınan, işsiz kalan, fabrikası batan, işyeri kapanan, mahsülü tarlada kalan, ilaç bulamayan, kredi borcunu ödeyemeyen, ev kredisini ödeyemediği için evi icrada satışa çıkan kişi benim.

Hangi iktidar çalmadı, hangi iktidar talan etmedi, hangi iktidar adam kayırmadı, hangi iktidar kendi kadrosunu kurmadı?

Beni temsil etsin diye oy verdiklerim benim hayatımı nasıl yaşanmaz hale getirir? Bunun tek bir açıklaması var. Sorun bende. Sorun halkın kendisinde.

Soyana dün ses çıkarmadığımız için bu gün soymaya cesaret ediliyor. Dün geleceğimizi karartanlara ses çıkarmadığımız için bu gün geleceğimizden ümidimiz yok.

ŞİMDİ İÇİNDE OLDUĞUMUZ DURUM!

Ekonomide dün yediğimiz hurmalar bu günümüzü kemiriyor. Bankayı soymaya gelen soyguncunun elindeki rehine gibi, birileri ekonomiyi bize karşı koz kullanıyor ve istiyor.        S 400 almayacaksın, İran’dan petrol, doğalgaz almayacaksın, Venezuella’da Muduro’ya destek vermeyeceksin, Sudan’da Sevakin adasından çekileceksin, Akdeniz’den çekileceksin, Ege’de adalara ses çıkarmayacaksın, Suriye’de hareket etmeyeceksin, Suriye’nin kuzeyinde kurulacak Kürdistan’a ses çıkarmayacaksın, Kuzey Kıbrıs, Güney Kıbrıs ile birleştirilecek ses çıkarmayacaksın, Akdeniz’de doğalgaz arayan sondaj gemini çekeceksin…

Bunların hangisi bu ülkenin menfaatine bir istektir? Hangisi zorbalık değildir? Evet mevcut iktidar bunlara direniyor ancak bunların olacağını ben bile daha önceden görebilmişken koca devlet bunları daha önceden nasıl göremez diyorum.

Biliyorum hücre hücre hain dolu bu devletin içi ancak bu kadar mı elimizi kolumuzu bağladılar diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. 

İsyan etsek, bu güne kadar yapmadığımızı yapsak, kolumuzu, kanadımızı kesenlerin zaten istediklerinin bu olduğunu biliyorum. İstedikleri sokağa çıkmamız, isyan çıkarmamız.

Kargaşa çıkarsa ellerindeki koz artacak. Kolumuz, kanadımız kesildi, yaramızı sarmaya çalışırken bacaklarımızı kesecekler. Venezuella gibi olalım istiyorlar. Libya gibi olalım istiyorlar.

Olmayacağız. Bu kışı geçireceğiz ama ayazın acısı kemiklerimize kadar hissediliyor olacak. Genlerimizde direnç var. Genlerimizlede oynasalar o direnç hala var.

NE YAPMALIYIZ?

Öncelikle suçu kendimizde arayacağız. Bu hallere gelene kadar yapmamız gerekeni yapmadık. Şimdi şartlara göre hareket etmemiz gerekiyor.

Kurtarıcı ben olacağım edasıyla ortalarda dolaşanlar var ama kimseye itibar etmeyin. Yeni parti kurarak bu ülkenin kurtarıcısı olmaya çalışan kişiler, emin olun bu ülkenin batışı için yeni icazet alanların ta kendileridir.  

AKP li CHP li MHP li HDP li şu cu bu cu etiketlerini kaldıran herkes Türk bayrağını alıp sokağa çıksın. Herkes sokakta millet olarak biz burdayız ve bir aradayız, sizde mecliste bir arada durun mesajı verilsin.

Bu milli irade birilerini rahatsız edecek ve provakasyonlar olacaktır. Hiçbir oyuna gelmeden soğuk kanlılıkla bunu yaparsak, tek yumruk olursak, kışı geçirirsek sonra ayazın hesabını sorabiliriz.

Ayrışmaya devam edersek, suçlamaya devam edersek, dün sormadığımız hesabı zamanlama hatasıyla bu gün sormaya kalkarsak şu an Kaddafi’yi mumla arayan Libya’ya döneriz.

Bu güne kadar, pirinç yolculuğunda mutfağın tamamından olduk. Akıllı olup evi koruma zamanıdır. Muhtaç oldğumuz kudret hala damarlarımızda. Esen Kalın.

YORUM EKLE