ANNE OLMAK...

''Başarısızlık ve felaketlere rağmen,hayata karşı güvenlerini sonuna kadar saklayabilen iyimser insanlar,daha çok İYİ bir anne tarafından büyütülmüş olanlardır''der A.Mauroıs..Mükemmel,kusursuz bir anne olmak yerine iyi hatta yeterince iyi bir anne olmanın çok daha önemli olduğuna inanıyorum.

Annelik doğası gereği çok fazla hayal kırıklığı, belirsizlik, yetersizlik, stres ve en önemlisi de kendini suçlama duygularından oluşur. Toplumda annelerin üzerinde mükemmel anne olmaları için çok fazla baskı vardır. Fakat iyi anne ya da kötü anne ölçütlerinin neye göre belirlendiği çok fazla düşünülmemektedir. Anneliği iyi, kötü ya da mükemmel olarak tanımlamak yerine “yeterince iyi anne” nasıl olunur şeklinde yaklaşmak daha doğrudur.

Anne ile çocuk arasındaki bağın, çocuğun gelişimi için çok önemli olduğunu bilinmektedir. Özellikle anneler, çocuk için ilk bağlanma figürüdür ve annelerin çoğun hayatındaki önemi tartışılamaz. Bu yüzden annenin ilk görevi çocuğuna bakım vermektir. Hatta günümüzde kadınların rolleri; çocuk bakımı, kariyer ve iyi bir eş olma şeklinde sıralanır. Yani bir annenin çocuk bakımı dışında da birçok rolü ve görevi olduğunu görebiliriz. Bu sıralama karşılanması gereken birçok ihtiyacı beraberinde getirir. Bunlarla birlikte anne, mükemmel anne olmaya çalıştıkça dışarıdan gelen beklentiler dışında annenin de kendisinden beklentileri artar. Bu beklentiler arttıkça karşılanamaz hale gelir, karşılanamadıkça annenin kendine güveni azalır, suçluluk duyar ve bu da yoğun bir strese yol açar. Bu döngü kırılmadıkça da hayat boyu bu şekilde devam eder. Sonuç olarak, “mükemmel anne” kendi zamanından, arkadaşlarından, eş ilişkisinden kendisini geri çekerek sadece anneliğe odaklanır. Böylece anne dışarıdan sosyal destek almadan annelikle ilgili her şeyi yapmaya çalışır.

“Yeterince iyi anne”; zamanla çocuktan ayrışarak ona bağımsızlığını kazanmasında yardımcı olabilmeyi ve en önemlisi de arada çocuğun ihtiyaçlarını karşılayamamayı içerir. Çocuğun her ihtiyacını karşılayamamak çocuğun dışsal zorluklara adapte olabilme becerisini geliştirir. “Yeterince iyi annelik” sevme duygusuyla birlikte nefret ve kızgınlık gibi negatif duyguları da içerir. Bu annelik biçimi çocuğun duygusal gelişimini destekler çünkü çocuğa ne annenin ne kendisinin ne de kimsenin mükemmel olmadığının mesajını verir. Buda onun hayatında karşılaştığı zorluk ve başarısızlıklarla daha kolay başa çıkmasına yardımcı olur.

Mükemmel annelik çok fazla zaman harcamayı, sürekli araştırmayı, çocuğun yerine düşünmeyi, hep daha iyi bakım vermeyi, çocuğun her ihtiyacını anında karşılamayı, isteklerini hemen gerçekleştirmeyi beraberinde getirir. Bu süreçte anneler çocuklarını becerilerinin ve ilgilerinin olmadığı birçok aktiviteye yönlendirebilir. Çocuğun ne istediğini, hangi alanlarda yeteneği ve becerisi olduğunu düşünemeyebilir. Annelerin çocuklarını yönelttikleri aktiviteler, kendi yapmak istedikleri ve yapamadıkları aktivitelere dönüşebilmektedir. Bunun için önce annelerin bir adım geriden bakarak çocuklarının beceri ve ilgi alanlarını keşfetmeye çalışmalarını önerilmektedir. Günümüzde çocuklar okul, özel ders, spor ve sosyal etkinlikler arasında yoğun bir tempo içerisine giriyorlar. Bu tempo içerisinde hiç boş zamanları olmayabiliyor. Biz biliyoruz ki boş zaman geçirmek, arada sıkılmak aslında çocukların kendi ilgi alanlarını ve becerilerini keşfetmeleri için bir fırsat yaratır. Çocuklar ancak sıkıldıkları zaman kendilerini oyalayacak, eğlendirecek aktiviteler bulabilir ve yaratıcılıklarını geliştirebilirler. Annelerin yapabileceği en önemli şey çocuklarını kendi kendilerine zaman geçirip oynayabilmeye teşvik etmeleri, bunun için onlara zaman ve süre tanımaları olur. Çocukları sürekli bir aktivite ile oyalamak, sürekli mutlu etmeye, önlerine çıkan olumsuzlukları engellemeye çalışmak, çocuğun olası hayal kırıklıklarını, mutsuzluk hissini deneyimlemesini engellemek aslında onun kişisel gelişimini etkiler ve duygusal anlamda dayanıksızlığını arttırır. Mükemmel olmaya çabalayan anneler çocuklarını mutsuz görmeye dayanamadıkça çocuklar mutsuzluğu, içinden çıkılmaz bir his gibi algılar ve duygusal anlamda ileri ki yaşlarda çok daha kırılgan olurlar. Çocuğun kendini birey olarak güçlü hissedebilmesi için ebeveynden aldığı destekle olumsuz duyguları deneyimlemeye ve o duygunun içinden çıkabilmeye ihtiyacı vardır.

Yapılan araştırmalarda, daha az suçluluk duygusu ve stres hisseden annelerin çocuklarının kendileriyle daha çok zaman geçiren fakat stresli annelerin çocuklarına kıyasla daha mutlu olduğu bulunmuştur. Araştırmada, çalışan ve evde daha az zaman geçiren ancak daha sağlıklı bir ruh haline sahip olan annelerin çocuklarının, çocukları için evde olan fakat depresyonda ya da ruh sağlığı etkilenmiş annelere kıyasla daha mutlu çocukları olduğu görülmüştür.

Bütün bu kavramların yanında günümüzde işin içinde birde sosyal medya boyutu var. Sosyal medyanın gücüyle artık herkes online bir şekilde hayatını sergilemekte, düşüncelerini ve hayat şartlarını milyonlarca insan ile paylaşabilmektedir. Sosyal medyada yer alan blogger anneler birçok farklı tarzda karşımıza çıkabiliyor. Hayatı tam zamanlı annelik olarak yaşayan anneler, süper-anneler, domestik görevleri kritik eden ve norm dışında çocuğuyla arkadaş gibi yaşayan anneler bunlardan sadece bir kaçı. İnstagram, twitter gibi siteleri takip eden anneler bu farklı hayatları görerek annelikle ilgili kendi kişisel inançlarını oluşturma fırsatını bulur. Ayrıca yapılması ve yapılmaması gerekenleri tartışma imkanı bulur. Bu farklı hayatları ve farklı bakış açılarını görerek doğru olanı değerlendirmenin mümkün olabileceği gibi, bu durum aynı zamanda “olması gereken” “mükemmel annelik” kavramının oluşmasına da yardımcı olur. Sosyal medyada görülen mutlu ve mükemmel profiller, kişinin kendini daha fazla sorgulamasına ve eksiklik aramasına sebep olabilir.

Annelerin yaşadığı kaygıyı azaltmanın formülü, farklılıkları kabul edip kendini fark etmekten geçmektedir. Eksiklikleri aramak ve mükemmel olmaya çalışmak yerine annelerin kendi potansiyelini keşfetmeleri daha sağlıklı anne-çocuk ilişkisini beraberinde getirir. Mükemmel anneler kendilerinden beklentileri azaltıp, kendilerini geliştirecek kitap okuyarak, doktorlara, psikologlara danışarak, ebeveynliklerini onayladıkları yetişkinlerle fikir alışverişi yaparak, “yeterince iyi annelik” stillerini bulabilirler.

Unutmayın;İyi'nin düşmanı mükemmelliktir.Çocuklarınızın yanında olmanız,onlara varlığınızla güç ve güven vermeniz bile çocukların hayatı boyunca ihtiyacı olan desteğin temellerini atmanıza yeter sevgili anneler..

Sevgilerimle...

YORUM EKLE