AMERİKA RUSYA SAVAŞI YENİ DÜNYA DÜZENİNE BİR UMUTTUR


Ahmet Kırboğa

Ahmet Kırboğa

Okunma 16 Nisan 2018, 14:40

Dünyada kartlar tekrar karılıyor. 100 yıl sonra Dünyanın egemen güçleri tekrar egemenliğini korumak için Suriye üzerinde güç gösterisi yaparak her zaman olduğu gibi savaşı kendi sınırları dışında yapıyorlar. 

Aslında Rejimi bombalamak Amerikanın değil İngiltere'nin fikriydi.

Taraflar ve yetenekleri belli, Amerikanın gücü, İngiltere'nin aklı ve İsrail'in hırsı - Rusya'nın silahlı Gücü, Çin'in Askeri gücü ve İran'ın Mezhepçi kozu tam bir cephe oluşturmaya yetiyor.

Hepsinin farklı zaafları olduğu gibi bir birlerinin zaaflarından da haberdardırlar. 

Fakat bu henüz bu savaşta dış politikada kullanılmaya uygun bir hamle olmadığı için her birinin (B) planı olarak kalıyor.

Belli ki önümüzdeki günlerde saldırılar daha keskin bir hal alacak. 

Rusya, Amerikanın saldırılarına bütün gücüyle karşı koyacak. Çünkü buna sessiz kalması yaklaşık 3 trilyon dolarlık Ak Denizdeki Doğal gaz rezervlerinden mahrum kalması anlamına geliyor. 

Bir birlerini sosyal medya üzerinden tartarak siber saldırıların sinyalini verdiler. Artık bu savaşın bir parçasının dijital saldırı olacağı kesinlik kazandı. Twitter üzerinden füzelerin geleceğini söyleyen Trump'a, Putin Facebook üzerinden cevap vererek bunu ikrar etmiştir. Dijital kalkan ve kripto para birimi ile gelecekteki saldırıların ve kayıpların önüne geçmemiz gerek. 

Milli ve yerli dijital projeleri acilen hayata geçirmeliyiz.

 Peki Türkiye ne yapacak? Ne yapmalı?

Türkiye'nin tavrı her zaman olduğu gibi zulme çelik bir hançer, mazluma umut olmaktır. Zeytin Dalı ve Fırat kalkanı harekatıyla yeterince bu tavrını belirtmiştir. Ak Denizde de hakkımız olan petrolü ve doğal gazdaki payımızı alıp, bu savaşta taraf olmadan gerektiğinde sadece itidal çağrısında bulunmalıyız.

Amerika'nın, Rusya'nın, İngiltere'nin, Çin'in, İran'ın, İsrail ve Fransa'nın birbirini kırması yeni dünya düzeninin kurulması açısından büyük bir umut olacağına da inanıyorum.  

Evet bu savaşın tarafı değiliz ama bizimde içinde bulunduğumuz bir savaş var. 

Türkiye kaldığı yerden yoluna devam etmelidir. 

Tel Abyad'a ve arkasından Rakkaya girmek zorundayız. Suriye'nin kuzeyinde elimiz zayıflarsa başa dönüp hasarları onarma şansımız kalmayacak.

Amerika - Rusya savaşı bizi ilgilendirmez biz dikkatimizi dağıtmadan tarihi sorumluluklarımızı unutmadan yolumuza devam etmeliyiz.

 ilişki mesafelerimiz bu eksende olmalı. Başladığımız gibi devam etmeliyiz.

Arapları Türkiye'ye düşman etmek istiyorlar.

Bu süreç Veliaht prenslerle başladı. Türkiye'nin bu savaştaki pozisyonunu bildikleri için Arap Dünyasını bize karşı kışkırtıp, Osmanlı'da olduğu gibi 100 yıl önceki mevzileri tekrar kuruyorlar. Suudi Arabistan, Mısır ve (BAE) bu fitnenin baş mimarları. Türkiye ile Arap dünyası arasında kalın duvarlar örmek için ellerinden geleni yapacaklar. Amerika ve İsrail'e sponsor olarak yıllarca sürecek yeni bir ayrışma savaşının zeminini hazırlıyorlar. 

Daha önce İran'ı bahane edenler şimdilerde Türkiye tehdidi propagandasıyla Arapları zehirleyerek Türkiyeyi yalnızlaştırmak istiyorlar. 100 yıl önce bu coğrafyada Araplarla aramızı bozanların torunları meğerse hala mevzilerini koruyorlar'mış. O zaman ne yaptılarsa şimdide aynısını yapıyorlar.

Afrine Müdahale etmemiz bunun için çok çok önemli hatta olağan üstü bir Jeopolitik müdahaledir. Afrin'den sonraki stratejimiz Münbiçti ve devam etmek zorundayız. Bu operasyonlarımız Ak Deniz kuşağındaki kapıyı kapatmıştı. Ancak devam etmezsek bu kapı tekrar açılacak ve Türkiye bütün bu kuşağı (savunma kalkanı) haline getirene kadar güvende olmayacaktır. Tabi bunu biliyorlar ve bu yüzden Güneyde yeni bir koridor oluşturup, o koridoru Ak Denize çıkarmak isteyecekler. 

Bunu başarırlarsa Suriye ile Türkiye arasında coğrafi bir set çekip rejimi ve terör örgütlerini hedef gösterip ( 1990 lı yıllarda PKK ile oyaladığı gibi) bizi orada oyalayarak çıkmaza sokacaklar ve kendileri daha büyük bir hesap içinde oldukları için yeni haritaların sınırlarını belirleyecekler. 

Bizim bu büyük planı görmemiz lazım. 

Konu bu kadar önemliyken, süreci içeride muhalefet ve kripto FETÖ'cülerin dar politik hesaplarına ve ittifak anlaşmalarına kurban edemeyiz. Bizim sadece kendi işimize bakmamız bizi hesapsız işlere sokmaya yetecektir. 

Geleceği iyi okumalıyız.

Yaşanan bu gelişmeleri, bu savaşları tarihimizden ders alarak çözmemiz gerek. 

Şuan idrak edip okumamız gereken sorunlar, eski savaş senaryoları ve soğuk savaş dönemlerine ait değil, 21. yani bulunduğumuz yüz yılın karakterinin sorunlarıdır. Binayenaleyh ciddi ve etkili bir algıya ihtiyacımız var. Dünyanın güç dengesi ve güç haritası 300 yıldır  ilk defa bu kadar belirgin ve değişkenlik gösteriyor. İki tane dünya savaşı yaşandı bunların ikisi de batının kendi içindeki güç savaşıydı. Fakat şimdi Batıya kafa tutacak, Batının korku imparatorluğunu yıkabilecek bir dünya ortaya çıktı. 

Dehşet ve umut bir arada ilerliyor. Korku ve heyecan birlikte can buluyor. 

Öyle fırtınalar esiyor ki sadece tarihi iyi okuyanlar ve akıllı olanlar ayakta kalıp tekrar tarih yazacak.

Olağan üstü hal fazlasıyla gerekli.

Türübüne oynayanların, süslü cümlelerle tv programlarında boy gösterenlerin dönemi bitmiştir. Ilımlı ve yapıcı konuşanların üzerindeki ilgi ve balonları sönmüştür. Suriye savaşı diye bir şey kalmadı. Bu artık var olma savaşıdır.

Türkiye'nin Afrine yaptığı harekat küresel ve bölgesel projeleri etkileyip, perde arkasındakilerin maskesini düşürmeye ve planlarını bozmaya yetmiştir. Ülkemiz yüz yılların hesabını yaparken, bundan sonraki adımları büyük atmaktan ve etkili olmaktan başka çaresi yoktur. 

Durursak düşeriz. Dönersek biteriz.

Bizim için acil olan tek şey, Kaldığımız yerden hiç taviz vermeden, çizgimizi ve yol haritamızın dışına çıkmadan devam etmemizdir. 

Olağan üstü hal bunun için gereklidir. Dünyanın tamamı diken üstünde olup bir denge savaşında iken biz tembel ve basiretsiz bir halde olup biteni izleyecek değiliz. Zaten tüm bu dengeyi Fırat kalkanı ve Zeytin Dalıyla bizler bozduk ve OHAL'in uzamasına karşı çıkanlar ya ahmak yada haindir. Kendimizden emin ve imanımızdan şüphe etmeden yolumuza devam etmeliyiz. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.